ATATÜRK'E MEKTUPLAR-2

Aşağa gitmek

ATATÜRK'E MEKTUPLAR-2

Mesaj  ADMiNNN***MuSTaPHa Bir Çarş. Eyl. 03, 2008 12:56 pm

(Mektup: 5)



Baden: 15 Mart 1922


Ankara’da Mustafa Kemal Paşa Hazretlerine Ekselans,

1914 yılında, Yunanlılara karşı Türkiye ile Bulgaristan arasında bir askeri antlaşma yapmak üzere Sofya’ya geldiğiniz zaman, siyasî ve askerî bakımdan pek önemli olan ve o anda aramızda doğan dostluğu ümit ederim ki hatırlarsınız.

O vakit bendeniz Harbiye Nazırı bulunuyordum. Siz ve Bulgar Genel Kurmay Başkanı sözleşmenin metnini düzenlemekle meşgul bulunuyordunuz. Hatta, bazı noktalarda sizinle Genel Kurmay Başkanı arasında çıkan anlaşmazlığı gidermek için birçok defalar görüşmelerinize katılmak fırsatını bulmuştum. Hatırlıyorum ki, muhtelif tasarılarda yüksek şahsınızı tutuyordum. Zira, askerî teknikteki bilginiz ve tam dehanız sayesinde, kıtalarımızın ortak harekâtı için gereken prensipleri Ekselansınız daha iyi takdir buyuruyordunuz. Size verilen vazifeleri başarı ile bitirerek İstanbul’a hareketiniz sırasında yüksek şahsınıza gönderdiğim bir mektupla, hakkınızda en iyi dileklerimi ulaştırmakla birlikte, vatanınızın gelecekteki kaderinde parlak bir yer tutmanız ümidimi de açıklamıştım.

Bütün dünyanın gözlerinin Ekselanslarına yöneldiği ve bütün İslâm dünyası, pek büyük ve hayret verici olan kahramanca mücadelelerinizi kutladığı ve takdir ettiği bu sırada, dileklerimin gerçekleştiğini görmekle pekçok sevindim ve heyecanlandım. Başarılarınızdan dolayı Ekselansınızı candan kutlarım ve kutsal davanızda kesin sonucu almanız, düşmanlarınızı yok etmeniz yolunda Ulu Tanrı ‘nın yardımcı olmasını bir defa daha dilemekteyim. Bu zafer dakikası muhakkak gelecek ve beklediğimizden daha çabuk erişecektir.

Bu bakımdan size yararlı olabilmekle ne kadar mutlu olacağımı ve ortak düşmanımızın gelecekteki yenilgisinde hazır bulunmayı ne kadar istediğimi belki düşünemez ve anlayamazsınız. Siyasi inançlarımdan dolayı, hükümetim tarafından, hakkımda yüce divan önünde takibat yapılmakta bulunulduğundan Avusturya’da Baden şehrine sığınmak zorunda kaldım. Siyasi olayları burada izliyorum. Elde edeceğiniz başarılar sayesinde zulüm görmüş bütün milletlerin zorla alınmış haklarının geri verileceği zamanın geleceğini ümit ediyorum. Galibiyet tacıyla taçlanacak olan kahraman ordunuz, böylece yalnız vatanınıza değil, ortak düşmanlarımızın her gün artan zulümleri altında inlemekte olan bütün Doğu’ya, barış ve kurtuluş nimetlerini geri vermiş ve temin etmiş olacaktır.

1 Claude Farrere’in L’Extraordinaire Aventure adlı 1921 de Paris’te yayınlanan kitabının önsözünde.

2 Bu mektup, Genelkurmay Harp Tarihi Başkanlığınca yayınlanan ****** Haftası Armağanı-10 Kasım 1974 adlı kitaba da alınmıştır. Ankara 1974, s: 45-47

Samimi selâmlarımı ve pek derin saygılarımı kabul buyurunuz Ekselans.


General Kleman Boyaciyef



(Çankaya Köşkü - ****** Arşivi, D: 18-F: 86/1)


Bulgar Generaline, samimî duyguları ve iyi dilekleri için teşekkür edildi.


İstanbul’a Bekleyiş


30 Ağustos Zaferi ve İzmir’in kurtuluşundan sonra gözler İstanbul’daydı. İstanbul’un umut dolu gözleri de Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşa’da..

İstanbul işgal ordularından ne zaman temizlenecek, gelenler, geldikleri gibi ne zaman gideceklerdi.

O günlerde Çankaya’ya gönderilen mektupların çoğu, hem büyük zaferi kutluyor, hem de İstanbul’un bir an önce kurutuluşunu diliyorlardı. Bir mektup da “Şehit Faik Paşa’nın zevcesi” imzası ile gönderilmişti. Şöyle başlıyordu:


(Mektup : 6)



İstanbul: 7.70.1338


Paşa Hazretleri,

Dünkü ve evvelki günün zafer şenlikleri içinde meserret gözyaşlarımla efendimizi tebrik eder, umum milletimizle birlikte daima uzun ömürle muammer olmanızı Cenâb-ı Haktan temenni ederiz, inşallah yakın vakitte, Büyük Kumandanımızı İstanbulun büyük caddelerinden geçerken fevkalâde alkışlarla karşılayacağız. Çünkü sayenizde yeniden dünyaya çıktık. Yine sayelerinizde o şanlı askerlerimiz, şerefli kumandanlarımız kusursuz vazifelerini yapmış, vatanı kurtarmışlardır. Şehit Faik Paşa zevcesi-imza


(Çankaya Köşkü, ****** Arşivii, D. 86-F: 1-217)



Viyanadan Bir Zafer Marşı


Bu ve buna benzer mektuplar arasında yabancılardan da gelen tebrik mektupları var. ******, esir ve mazlum milletlere bir örnek, bir öncü ve umut olmuştu. Hint Müslümanlarından, Afrika ülkelerinden gelen mektuplar sayısızdı. Bir mektup ta Avusturya’dan Leopoldine König adlı Viyanalı müzik öğretmeni genç bir kızdan geliyordu. Üstelik bu mektuba ****** için yazılıp bestelenmiş bir marş da eklenmişti. Mektubun Türkçesi şöyleydi ı:


(Mektup: 7)



Türk Milletinin Şanlı Kurtarıcısına


Ekselans,

Bendeniz Büyük Savasın dehşetleri içinde bulunmuş bir subay kızıyım. Bütün dünyanın düşman kesildiği biz Avusturyalılar, uçurumun kenarında bulunuyoruz. Mutsuz ülkemiz daha uzun süre, daha iyi zamanları beklemek zorunda kalacaktır. Buna karşılık Türkiye yeniden doğuşunun borçlu bulunduğu bir adama sahip olmak mutluluğunu elde etmiştir.

Türk Zaferi güçlü elinizle yaratılan bu şanlı kurtuluş, adaleti seven herkesi içten sevinçlere kavuşturmuştur. Bendeniz de yüksek yönetiminiz altında Türk milletinin kazandığı bu şanlı zafer hakkındaki sevinç ve duygularımı bestelediğim marşı Ekselanslarına sunmakla belirtmek istiyorum.

Ekselanslarınızın bu marştan bir zevk duymalarının benim için bir onur olacağını arz ile, ve büyük bir bağlılıkla, bir imzanızın bağışlanmasını rica ederim. En içten saygılar.

Viyana 9.12.1922


Leopoldine König
Wien, XIII, Stainbauergasse 25. D. Desterr


1 Bu mektup ve cevap örnekleri için bakınız: Yavuz Donat, Çankaya’da bir mektup, 24 Ocak 1981 tarihli Tercüman Gazetesi. Mektup ve notalar için öğretmen M. Rauf İnan’ın özel arşivi.

Marşın Güftesi Şöyledir:
Mustafa Kemal Paşa
Çarptı şiddetle, çarptı şiddetle!
Dağıttı düşman sürülerini, sürülerini.
O’nu Tanrı göndermişti;
Savaşı kazanmak için.
Güzel yurduna barış getirmek için..
^alimdi, hırslı haindi düşman.
Haindi düşman...
Güçlüydü Kemal Paşa,
Tendi Yunanı, yendi Yunanı...
Kemal Paşa çok güçlüydü,
Hemen yendi düşmanı,
Acılar döndü sonsuz sevince...
Durmayın hemen bir defne çelengi sarın.
O yüce insanın başına.
O tüm yaşamını attı tehlikeye;
islâm dünyası için...
Gür seslerle bağırın!.
Gönüllerden sevinçlerle!.
Tanrı ‘nın O ‘na sonsuz mutluluklar
Vermesini dileyin siz…

Marşın bestesi nota olarak eklenen bu içli mektuba, 29 Aralık 1922 tarihli bir mektupla ****** şu cevabı vermişti:

Matmazel,


Ankara, 29.12.1922


Hassas ve rakik bir ruhun ifade-i âlâmı olan mektubunuzu ve milletimizin kazandığı zaferi terennüm eden marşınızı aldım. Çok teşekkür ederim. Adalet geç olsa bile, mutlaka bir gün tecelli edecektir. Bu kudreti, fâtıranın değişmez bir kanunudur. Binaenaleyh, sevgili vatanınızın halihazırı sizi müteessir etmesin. En yakın zamanda memleketinizin nail-i halas ve istiklal olmasını temenni ederim. Matmazel.


Türkiye Büyük Millet Meclisi
Reisi
Başkumandan Gazi



(Çankaya Köşkü, ****** Arşivi, D: 80-f. 1-693)






Mektup, Almancaya çevrilerek ******’e imza ettirilmiş ve postalanmıştı.


General Bourbon ‘un Kutlama Mesajı


Büyük Zaferden hemen sonra, Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşa, Türk ordularıyla birlikte, 10 Eylül 1922 günü İzmir’e girmiş, birkaç gün sonra da İzmir’in köklü ailelerinden Uşakizade Muammer Bey’in Göztepe’deki konağına misafir olmuştu. 29 Eylül 1922 gününe kadar İzmir’de kalan ******, burada Muammer Beyin kızı Latife Hanım’la tanışmış, daha sonra İzmir’e ikinci gelişinde, 29 Ocak 1923 günü Latife Hanımla Göztepe’de evlenmiştir.

******’ün Latife Hanım’la evlenmesi olayı, Türkiye’de ve dışında geniş yankılar uyandırmış, ******’e yüzlerce kutlama telgrafı ve mektubu gönderilmiştir. Cumhurbaşkanlığı Köşkü ****** Arşivinde bu telgraf ve mektuplardan ilginç örnekler vardır. Bunlardan biri de ******’ün yakından tanıdığı ve mektuplaştığı Fransız Hanedanından Prens Don Louis de Bourbon’un kardeşi emekli General M. Edvard ve Bourbon’dan geliyordu. O günlerde Barcelone’da oturan General Bourbo, 6 Şubat 1923 tarihli Fransızca mektubunda ******’e şunları yazıyordu:


(Mektup : Cool


Barcelone: 6.2.1923

Müşir Mustafa Kemal Paşa Hazretlerine,

İngilizler ve Yunanlılar aleyhine kazandığınız parlak zaferi haber alır almaz, son zamanlarda Barcelone’de Türkiye Başkonsolosu bulunan Ali Kemal Bey vasıtası ile size tebriklerimi ve duygularımı iletmiştim. Daha sonra evlenmiş olduğunuzu ve şimdi de Ankara’ya döndüğünüzü gazetelerden öğrendim. Mutluluk dileklerimi sizlere sunarken bu satırları yazmış olmaktan bahtiyarlık duyduğumu da ifade etmek isterim. İslâmın savunması ve Türkiye’nin yeniden kazandığı yüce san ve şerefi için de ayrıca sizi kutlarım.


Eski Arkadaşınız
General Edvard de Bourbon



(Çankaya Köşkü, ****** Arşivi, D:- F: 91-2)


******’e Hayran Bir Avustralyalı General


Avustralyalı General Sir Charles Ryan, ******’ün hayranlarındandı. Çanakkale savaşlarından beri onu tanıyordu. 1876 yılında Osmanlı Ordusuna katılmış bir doktordu. Osmanlı- Sırp savaşlarında, Plevne, Erzurum savunmalarında bulunmuş, Ruslara esir düşmüş, savaştan sonra da doğduğu ülke Avustralya’ya dönmüştü. Melbourne’de Osmanlı devletinin fahri başkonsolosu idi.

General Ryan, ******’ün Anadolu’da başlattığı Millî Mücadeleyi gazetelerden takip etmiş, sonunda Türkiye’nin zafere ulaşarak Lozanda şerefli bir barış antlaşması yaptığını öğrenir öğrenmez, 5 Ağustos 1923 günü ******’e bir kutlama mektubu göndermişti, İngilizce aslı Dışişleri Bakanlığı Arşivinde bulunan mektubun Türkçesi şöyledir 1:


(Mektup : 9)



Melbourne Clup, Melbourne: 5.8.1923


Ekselansları,

Türkiyenin eski ve içten bir dostu olarak bu birkaç satırı yazmaya ve Türkiyenin yeniden canlandınlmasındaki ve memnuniyet verici barışın yapılmasındaki önemli payınız dolayısiyle size yürekten tebriklerimi sunmaya kalkıştım. Sizin faaliyetleriniz ve askerlerinizin muhteşem davranışı olmasaydı Türkiye acınacak durumda olurdu. Şimdi Türkiyenin dünya ülkeleri arasındaki eski ve mağrur yerini almak için emin bir yolda bulunduğuna inanıyorum. Benim Türkiye ile bağlarım çok eskidir. 7876 yılında, 27 yaşında genç bir doktor olarak Türk ordusuna katıldım. Osmanlı-Sırp savaşında Abdülkerim Paşa’nın kumandası altındaydım. Daha sonra, Plevne kuşatması sırasında ölümsüz Gazi Osman Paşa’nın kumandası altında bulundum, bu savaşta ağır yaralandım. Ama Şevket Paşa yolu açınca 5000 yaralıyla birlikte Plevne dışına çıkabildim. İstanbul’a gittim. Yaram iyileşince Erzurum’a gönderildim. Orada Gazi Muhtar Paşa ‘nın kumandasında, o ayrılınca Kurt İsmail Paşa’nın kumandası altında görev yapdım. Kuşatmadan sonra Rusların eline düştüm ve savaş bitince de doğduğum yer olan Avusturalyaya döndüm. Genel Savaşa kadar burada 35 yıl Türkiye Fahri Başkonsolosluğu yaptım. 15 yıl önce de ikinci rütbeden Mecidiye Nişanı aldım. Dostum Audrey Herbert ile birlikte burada ateşli bir Türk dostu idim. Eski Türk dostlarımın hepsi öldü. Herhalde ben Plevne’den ve Aleksinatz savaşından sağ kalan bir kaç kişiden biri olsam gerek.

Ordunuz kurmayında Damat İsmail Hakkı Bey büyük dostumdur. Bana bir fotoğrafınızı lütfederseniz, ben de karşılık verebilmem, bu benim için büyük, kişisel bir onur kaynağı olur. “Kızılay Hizmetinde” adlı yıllar önce bir kitap yazdım. Almanca ve İngilizce yayınlandı. Çok satış yapmış olan bu kitabımda Türk askerinin güzel karakterini ve savaşçı özelliklerini sergiledim. Türkiye’nin durumunu günden güne daha da iyileştirme uğrundaki görevinizde size büyük başarılar dileyerek ve yürekten övgülerimle..


Samimi hayranınız
Charles S. Ryan


General Sir Charles Ryan’ın bu gerçekten hayranlık ve dostluk dolu mektubuna Dışişleri Bakanlığınca cevap verilmiş ve ******’ün imzalı bir fotoğrafı da gönderilmiştir. Bugün Melbourne’da General Ryan ailesinden kimler var? Bu mektup ve fotoğraf kimlerin elindedir? Doğrusu araştırılmaya değer
avatar
ADMiNNN***MuSTaPHa
Admin

Mesaj Sayısı : 154
Yaş : 81
Kayıt tarihi : 02/09/08

Kullanıcı profilini gör http://baskent06esinti.yetkinforum.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz